Atmalıların Tarihi

http://www.atmalilar.org.tr/forum/index.php?topic=42.0;wap2
Atmalı:
Atma Aşireti ile ilgili elimizde yazılı kaynaklar bulunmamaktadır. Ancak Doğu Anadolu Bölgesindeki aşiretlerle ilgili olarak yazılan kitaplardan ATMA AŞİRETİ ile ilgili yazılan yazılardan yararlanabilmekteyiz. Bir de köyümüz ile komşu köylerin yaşlılarından ve nesilden nesile anlatılanlardan dinlediklerimizden yararlandık.

Bu kaynaklara göre ATMA AŞİRETİ (Rumi 1050) 1634 yıllarında bilmediğimiz bir nedenle IRAK`ın GÜLHUR boyundan ayrılarak Anadolu`ya gelmiştir. Mehmet Emin Zeki adlı yazara göre de (Kürdistan Adlı Eserinde) Irak`tan ayrılan 500 çadırlık bu topluluk ATMANİKAN ismi ile anılmakta imiş. Bu kanala göre ATMANİKAN AŞİRETİ hayvancılıkla uğraşmakta olup, hayvanlarına daha iyi otlak yerleri bulmak için ANADOLUYA gelmişler. Hayvancılıkla uğraşan göçebelerin yaşam tarzları hepimizce bilinmektedir. Onlar çadırlarda hayvanlarının en iyi otlatılacakları yerlerde yaşamaktan mutluluk duyarlar.

MEHMET NURİ DERSİMLİ`ye göre de ATMA AŞİRETİNİN tamamı DERSİMDEN gelmedir. Dersimden Malatya`ya göç etmiş ve buraya yerleşmişlerdir. Bu tezin yazarı tezini ispatlayacak bir kaynak gösterememiştir. Sadece kendi fikri olarak ileri sürmüştür. Bu tez bizce gerçekleri yansıtmamaktadır. Zira ATMA AŞİRETİ MENSUPLARININ MARAŞ, ANTEP YÖRELERİNDE yaşadıklarına dair nesilden nesile gelen bilgiler bulunmaktadır. Atma aşiretinin dili KURMANCI iken Dersimlilerin dili ZAZACA dır.

Bu da ileri sürülen tezin gerçekçi olmadığının bir belirtisidir. Gaziantep yöresinde yaşayan ATMALILAR`A göre ise bu aşiret Irak`tan gelmedir. Hatta Gaziantep Atmalıları arasında yaygın bulunan rivayete göre Atmalılar Irak`tan gelirken Fırat suyunu geçişlerinde aşiretin ileri gelen iki kardeşten biri soyunup öyle suyu geçelim derken, küçük kardeşi atlarımız bu suları geçer sürüp gidelim der ve atılı Fırat sularına sürer arkadan aşiretin diğer kısımları da atlarını sürerler ve `veyy çi horta` derler. Atları ile Fırat suyunu geçenlere HORTOĞULLARI, soyunarak Fırat suyunu geçenlere de ÇIPLAKOĞULLARI denildiği söylenir.

Malatya Balyan Aşireti`nin tarihi gelişimini yazan HASAN NEDİM ŞAHHÜSEYİNOĞLU`nun hazırladığı 1991 basım tarihli eserine göre de ATMA AŞİRETİ (sayfa. 8 ) konar göçer aşiretlerin en büyüğü olan RİŞVAN AŞİRETİ`ne bağlı olduğunu ifade etmektedir. Bu tez de yaşlılardan rivayet yoluyla gelen bilgilerle bağdaşmadığı için gerçekçi görülmemektedir. Gerek eldeki kaynaklar ve gerekse yaşlılardan nesilden nesile gelen rivayetlere göre ATMA AŞİRETİ`nin IRAK`tan geldiği gerçeği ortaya çıkmaktadır. Iraktan gelen ve göçebe hayatı yaşayan, hayvancilıkla geçimlerini sağlayan ATMA AŞİRETİ önce ANTEP, MARAŞ yöresine yerleşmiş, sonra bunların bir kolu MALATYA yöresine göç etmiştir. Halen Antep ve Maraş illerinde ATMA AŞİRETİ`nin kolları yaşamlarını sürdürmekteler.

Malatya`ya gelen Atma Aşiretliler Malatya-Arapgir yolu üzerinde şimdi AŞAĞI ATMA adını taşıyan bölgeye yerleşmişler, burada dönemin Devlet Yönetimi ile araları açıldığından yaşlılar, hastalar ve onların yakınları dışında kalanlar göç ederek bugün Arguvan İlçesi Kızık ve Kadabela(Güngören) köyleri arasında bulunan bölgeye taşınmışlardır. Buraya halen ŞOTİK HARABELERİ denilmektedir.

Burada da vurguncu olan RAŞİ AŞİRETİ Tarafından talan edildiklerinden daha yukarıya dağların arasına göç ederek bugünkü ŞOTİK KÖYÜ`ne gelip buraya yerleşmişlerdir. Malatya-Arapkir yolu üzerindeki yerleşim yerinden göç ederken orada kalanlar bugünkü AŞAĞI ATMA köylerini oluşturmuşlardır.

Bunlar çevrenin etkisiyle asimile olarak SÜNNİ mezhebini kabul etmek zorunda kalmışlardır. Göç edip bugünkü YUKARI ATMA köylerini meydana getirenler ise ALEVİ inanışını sürdürmektedirler.

ŞOTİK KÖYÜ`nü kuran ATMA AŞİRETİ`nin kolu YUKARI ATMA adını almıştır. ŞOTİK KÖYÜ YUKARI ATMA AŞİRETİ`NİN MERKEZİ olmuştur.
Aşireti yönetenler hep ŞOTİK Köyünden çıkmıştır. Şotik Köyü`nün kuruluşundan sonra komşu aşiret olan DIREJAN AŞİRETİ ile yıllarca mezhep kavgaları sürmüştür. Zira Dırejan Aşireti SÜNNİ, YUKARI ATMA Aşireti ALEVİ inanışını kabul etmiştir. Bu iki aşiret arasında yıllarca süren düşmanlık araya giren komşu köylerin çabaları sonucu barışla noktalanmıştır. Şimdi ise zaten böyle bir sorun yoktur. Yukarı Atma Aşiretini meydana getiren köyler şunlardır:

1 – Şotik (Çobandere),
2 – Bırik (Yoncalı),
3 – Sığırcıuşağı,
4 – Göçeruşağı,
5 – Alhasuşağı,
6 – Gökağaç,
7 – Kömürlük,
8 – Kadabela (Güngören),
9 – Kuruttaş köyleri.

BATTAL BAKİ ÇIPLAK (EREK)
EMEKLİ ÖĞRETMEN
KAYNAKLAR:
1 – Fehmi Çıplak`ın araştırmaları.
2 – Av. Battal Gazi Çıplak`ın araştırmaları.
atmal?o?lu:
TARİH KÜLTÜR VE FOLKLORÜ İLE
ATMALI AŞİRETİ KİTABININ ÖZETİ

-Tarihçesi:
Atmalı Aşireti’nin Anayurdu Orta Asya’dır. Moskova’nın üst taraflarında “Başkurtlar” adında bir Türk Cumhuriyeti vardır. Başkurdistan olarak da okunmaktadır. Buralardan geldikleri rivayet edilmektedir. Çünkü, Başkurtlar(Başkürtler) Ceket’e “Kurtak” diyorlar. Atmalılar da “Kurtık” diyorlar.
Kuraklık olunca Türkmen Oymaklarla birlikte İran Horasan’ına gelmişlerdir. İran’a geldiklerinde “Beg-Dili” olarak anılıyorlardı. Bu isim daha sonra “Badıllı” adında bir “Oğuz Kürt Boyu”(Şerefname’de, Kürt Oğuznameleri vardır) olarak, Urfa’da yaşamaya devam edecektir. Bu boy, Nizip-Kargamış’a bağlı Barak ve Kerkük bölgelerinde Bey-Dili olarak anılmaktadır.  Badıllı veya Beg-Dili olarak anılan Oğuz Boyu, kendi arasında 40-50 kola ayrılmıştır. Bu kollar zamanla çoğalarak büyük aşiretler halini almıştır. İşte “Atmalı”, bu Aşiretlerden biri olan “Rişvan Aşiretinin” bir koludur. RİŞVAN Aşireti İran, Irak ve Anadolu’da “Raşi” olarak anılmaktadır. İran’da Farsçanın tesirinde kalan Türkçe kelimeler, bir çoğul eki olan EN/AN eki almışlardır. Yaklaşık olarak, Türkiye’nin nüfusunun % 10’u Rişvan sayılır. Bu ismi yaşatmak adına Gaziantep’te bir “Rişvanlar Derneği” kurulmuştur. İran ve Irak topraklarında yaşadıkları sırada, bir gurup ATMALI adını almışlar ve Rişvan’dan ayrı olarak anılmaya başlamışlar. Irak’ın Zağo civarında yaşayan Atmalılar’ın halen YEZİDİ olarak yaşadıklarını öğrendik. Prf. Dr. Mehmet ERÖZ, Dr. Mahmut RİVANOĞLU ve Cevdet TÜRKAY’ın eserlerinde Atmalıdan, TÜRKMEN EKRADI (Türkmen Kürtleri) olarak söz edilmektedir.
Eski Gaziantep Milletvekili ve Hortlar Köyünden olan İbrahim HORTOĞLU’na göre; “Hacı Bektaş-ı Veli’nin Horasan’dan Anadolu’ya geçişi sırasında Rişvan’a bağlı Atmalı Aşireti de Horasan’dan Anadolu’ya göç etmiştir. Yaklaşık olarak on bin kişi Anadolu’ya gelmiştir. Çoğunluğu Malatya’ya yerleşmiştir. Atmalı Aşireti 12 oymaktır. İlk başlarda tamamı Alevi olan Atmalı, Hacı Bektaş-ı Veli’nin kolu ile yakın temas içindedir. Osmanlı Devletini desteklemiştir. Uzun zaman sonra, Aşiretin büyük bir kısmı Hanefi Mezhebi’ni kabul etmiş, diğer bir kısmı ise Caferi Mezhebi’ne bağlı kalmışlardır.”
-Atmalı Adı:
Atmalı adından da anlaşılacağı gibi ATMALI ismi Türkçedir. Eskiden, Atmalı Aşiretinde Hırsızlık yapmayana, evini geçindiremez düşüncesi ile kız vermezlermiş. Atmalılar Eskiden Cins Atları çalma konusunda maharetli imişler.
Rivayete göre, XV. yy’da Van/Erciş yöresinde iskan eden “Rişvan Uruğu”nun iki mensubu, gece başka bir oymağın çadırları etrafında dolaşırlarken, hırsızlık suçundan tutuklanmışlar. Zamanın “Boy Beyi” tarafından ölüm cezası ile cezalandırılmışlar. Ölüm cezaları, yörenin en yüksek kayası olan “Ballıkaya’dan” atılarak gerçekleştirilirmiş.
Bu iki Rişvan’ın ölüm cezasının, kayadan atılarak infazına karar verilmiş. İnfaz gerçekleşinceye kadar, aradan geçen süre içerisinde halk arasında “Bunları Kayadan Atmalı” sözü çok kullanılır olmuş. Günlerce süren tartışmalardan sonra ceza heyeti de tereddüt ederek; “Bunları Kayadan Atmalı mı, Atmamalı mı?” sorusuna cevap vermeye çalışır. Sonunda kayadan “Atmaya” karar verilmiş.
Zamanın Boy Beyi’nin emri ile suçlanan iki Rişvan Genci kayadan atılmışlar. Gençlerden biri ölmüş, diğeri ayakları üzerine düşerek kaçmış gitmiş. Bu genç, Askerler tarafından tekrar yakalanmış ve Boy Bey’inin huzuruna getirilmiş. Bu genci yeniden “Kayadan Atmalı mı?” diye sorulduğunda Bey, bu adamın cezasını çektiğini ve ölmediğini, ikinci kez tekrar atılmasına gerek olmadığını ve mukadderatı değiştiremeyeceklerini söylemiş. Hatta Boy Beyi, bu gencin bu kadar yüksek kayadan atılarak ölmemesine hayret etmiş ve onun Ermiş Kişilerden biri olduğunu düşünmüş ve korkmuş. “Derhal onu serbest bırakın gitsin!” demiş.
Böylece halk, serbest bırakılan Rişvan gencine “Atmalı” adını vermiş. Bu Rişvan’dan oluşan aileye ve daha sonra çoğalarak meydana gelen Aşirete “ATMALI AŞİRETİ” adı verilmiş.
Bu Atmalı adının alınması ile ilgili başka görüşler de vardır. Atçılıkla uğraştıkları için “Atmalı” adını aldıkları söylenir. AT+MALI adını analiz edersek; AT Türkçe bir kelimedir. MAL ise Kürtçe EV manasına gelir. ATMALI; At Evi, Atlara Malik olanlar, sahip olanlar gibi de yorumlamak mümkündür.
Prf. Mehmet ERÖZ, Macar Türkolog Rasony ve Hüseyin Namık ORKUN, Türklerde Totem olarak bilinen hayvan isimlerinin, oymak isimleri olarak alındığını ifade etmektedirler. Atmalı adının, Totem olarak alınan Atmaca Kuşu’ndan alınabileceğini ileri sürmektedirler.
Alman Generali Moltke’nin Atmalı, Sinemilli ve Kılıçlı Aşiretleri için “Türkmen kabileler” dediğini belirterek yöre Kürtlerini Türkmen göstermekten geri kalmıyor.(Cemal Şener. Web Sitesi)
-Aşiretin Yapısı:
İslâhiye’nin Atmalı(Ko’lıkon-İhtiyarlar) Köyünde ikamet eden, 94 yaşındaki “Kaba Oymağı”na mensup Bektaş TOPAL’A göre; “Osmanlı Devleti, Atmalı Aşireti’nden At ve Deve toplatmıştır. Ayrıca Atmalıdan Asker istemiştir. Malatya/Doğanşehir yöresinde İskân’a zorlanan Atmalı Oymakları, göçebe oldukları için İskân’a karşı çıkmışlar. Asker nezaretinde ve devlet tarafından, gündüzleri yaptırılan evler, geceleri oymaklar tarafından tekrar yıkılmakta idiler. Atmalı Oymaklarının geçimini erkekler temin etmekteydi. Kadınların dağlarda çalıştırılması ayıp karşılanırdı. Uzun süreli Askere alınacak erkeklerin aileleri mağdur olacaktı. Bu sebeple erkekler ailelerini riske sokmamak için, Askere gitmek istememişlerdir…
Askerlik yapmak ve İskân edilmek istemeyen Atmalı Aşireti, göçe karar verir. Göç için kullanılan At ve Develer devlete verildiğinden, Sığırlarla göç etmek zorunda kalmışlardır.
Yazları Malatya, Arapkir, Arguvan ve Doğanşehir’den, Suriye’nin Çit-ü Çimen, Hama ve Humus yöresine göç ederken sığırları yoruldukları için Anadolu’da kalan Atmalı Aşireti’nin bir kısmına “GOVASTİ” denilmiştir.
Van/Gürpınar ilçesinden Bırruki Aşiretine mensup İsmail GÜMÜŞ’e göre; “Atmalı ve Bırruki 12 kardeştir. Göç edemeyip, İnekleri yorularak Anadolu’da kalanlara “GOVASTİ”, İnekleri yorulmadan, Azerbaycan taraflarına göç edenlere “GOGUR veya GOVGUR” demişler.” Gurmançca “GO”, İnek manasına gelir. “VASTİ”, yoruldu manalarına gelir. “GUR”, Kurt manasına gelir. Buna göre “Govasti” İnekleri yorulan, “Gogur” ise İnekleri yorulmayan, tam aksine Yiğit Kurt gibi olan manalarına gelmektedir.
Oğuzlar’da Ordulaşma sisteminde 12 ve 24’lü teşkilatlanma vardır. Kendisi 12 kardeş olan Atmalı’da kendi arasında 12’li sisteme uymuştur. Altı Oymak “Govasti”, Altı Oymak “Govgur”. Veya Altı Oymak “Alevi”, Altı Oymak “Sünni” şeklinde teşkilatlanmasını yapmıştır.
“Govastiler” Güneydoğu Anadolu’da; Pazarcık, Besni, Gölbaşı, Elbistan, İslâhiye yörelerini, İç Anadolu’da; Konya, Ankara/Haymana/Bala, Kırşehir, Sivas/Gürün, Tokat, Yozgat, Doğu Anadolu’da; Ağrı/Patnos, Erzurum, Erzincan, Elazığ, Tunceli, Bitlis, Van/Erciş ve Gürpınar yörelerine dağılmışlar. İslâhiye’ye bağlı Atmalı Köyünde Govastiler oturmaktadırlar. Yazın Halep, Şam, Hama, Humus(Çit-ü Çimen), Beyrut’a göç eden “Govgur”lar, kışa doğru Anadolu’da Arapkir, Doğanşehir, Arguvan, Elbistan, Pazarcık, Besni ve Gölbaşı yörelerine göç ederlerdi. Atmalı Aşiretinin asıl merkezini Malatya, Elbistan, Besni, Gölbaşı ve Pazarcık yöreleri teşkil eder.
Malatya, Pazarcık, İslâhiye Atmalıları’nın dışında, daha sonraları edindiğimiz bilgilere göre, Ağrı/Patnos ve Van/Erciş/Çaldıran/Gürpınar ilçelerindeki Atmalılara ATMAN veya UTMAN dediklerini öğrendik. Muş-Siirt arasında yaşayan Atmalılara ATMANAKİ diyorlar. Urfa/Bozova’da 27 tane ATMAN Köyü vardır. Urfa’da dernek kurmuşlar. Başkanları Aziz BABACAN ile tanıştık. Suruç’a bağlı iki sınır köyün adı ATMANAKİ olarak geçmektedir. İslâhiye bölgesinde 10 kadar Atmalı köyü vardır. Şam’da tamamı Atmalı olan bir mahallenin var olduğunu duyduk. Sivas/Gürün’de Mağıkan Oymağından bir bölüm yaşamaktadır. Konya/Cihanbeyli’de Atmalı, Ankara/Bala ve Haymana, Yozgat, Tokat/Zile, Çiçekdağı’nda Atmalı olarak değil de, “Govasti” olarak biliniyorlar. Irak’ın Zağo bölgesinde Atmalı/Atmi olarak anılıyorlar ve Yezidi olarak yaşayanların varlığını öğrendik. Sadece Gaziantep şehir merkezinde 20 bin dolayında ATMALI yaşadığına göre, saydığımız bölgelerde bir milyon Atmalı olabileceği tahmin edilmektedir.
Atmalı, Sinemilli, Celikanlı, İfrazlı, Çakallı ve Bereketli Aşiretleri, Rişvan’a bağlı kollardır. GOGUR olarak bilinen Celali Aşireti; KHALIKAN ve SAKASUN olarak ikiye ayrılmaktadır. İslâhiye’ye bağlı Atmalı Köyü’nün Gurmança adı KO’LIKON, yani İHTİYARLAR köyüdür. Burada Atmalıların Celalilerle de akrabalığı ortaya çıkmaktadır. Celikanlılar da Celalilere akrabalık çıkarmaktadırlar.
-Atmalı’nın Reis ve Oymakları:
Malatya-Pazarcık bölgesinde yaşayan Atmalı Aşireti’nin Reisliğini, Kızkapanlı Oymağından “KOSAYİ ATMEN”(Atmalı Köse) adında bir kişi yapıyormuş.  Daha sonra Karahasan Oymağından BOZDAĞLARdan sırası ile Karahasan, Mehmet(Kör Mamo) Ağa, İbrahim Ağa, Boz ağa, Asaf Ağa, Süleyman Ağa(Sılsıki Bozağa), Yakup Hamdi Bey(Paşa), Ahmet Bozdağ ve oğlu Ali Bozdağ Reislik yapmışlardır. Pazarcıkta ikamet eden Bozdağlar Ailesi, Aslında Elbistan Karahasanuşağından gelmektedirler. Bundan 550 yıl önce, Maraş bölgesine hakim olan Dulkadıroğullarına karşı Osmanlı’yı destekleyen Atmalı Aşireti’nin Reisi KARAHSAN, bu savaşta iki kardeşini kayıp etmiştir. Daha sonra Atmalı Aşireti, Cumhuriyet’in kuruluşunda Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yanında olmuştur. Kısacası hep Devletin yanında olmuş, bölücü hareketlere alet olmamıştır.
Daha sonraları Karahasan’ın torunlarından KÖR MAMO(BOZAĞA) ve oğlu SILIKİ BOZAĞA Atmalı Aşireti’nin Reisliğini yapmıştır. BOZ ABA giydiği için kendisine BOZAĞA demişler. Daha sonraları BOZAĞA, BOZDAĞ olmuş ve Soyadı Kanunu çıkınca BOZDAĞ, Soy Adı olarak alınmıştır. Süleyman Ağa’nın oğlu Yakup Hamdi Bey, ATATÜRK’ün Kurmuş olduğu ilk Meclise Milletvekili olarak çağrılmış, kendisine Paşalık ünvanı verilmiş, sonraları Pazarcık Kaymakamlığı yapmıştır. Demokrat Partiden ikinci defa Milletvekili seçilmiş, Kaymakamlığı bırakmayıp, Meclise gitmeden istifa etmiştir. Oğlu Ahmet BOZDAĞ, yine DP’den iki dönem Milletvekili, üç dönem Pazarcık Belediye Başkanlığı yapmıştır. Ahmet Bey’in oğlu Ali BOZDAĞ, iki dönem Pazarcık Belediye Başkanlığı yapmıştır. Halen Atmalı Aşireti’nin Reisliği BOZDAĞLAR’dadır.
Prf. Mehmet ERÖZ, Atmalı Boyunu 12 Oymağa ayırmaktadır. Atmalı Aşiretine mensup yaşlılar da 12 oymak olduğunu tasdik etmektedirler. 1-Tilkiler(Rıfiyon), 2-Kizirli(Kıziron), 3-Haydarlı(Ğallıkon), 4-Turuşlu(Turuşiyon), 5-Kabalar(Kavon), 6-Mağıkan(Mağıkon), 7-Ketüler(Ko’tiyon), 8-Sadakalar(Sadakon), 9-Kızkapan(Zettıkon), 10-Karalar(Karkon), 11-Ağcalar(O’ğcon), 12-Karahasanuşağı(Hasankon).
Atmalı, Atmi, Atman isimlerinin Türkçe olması gibi, birçok oymağın adı da Türkçedir; Kizir, Ğallık(Ğalil), Haydar, Kaba, Ketü(Kötürüm), Sadaka, Kızkapan, Karalar(Karkon-Kara’dan gelme), Ağca ve Karahasan isimleri hep Türkçedir. Bugon(Deregezenli)- Kaşanlı Karahasanlı’ya bağlı, Kırrıkon(Karalardan), Hortlar(Karalardan), Havesiler(Tilkilidir) ayrı oymaklar olmayıp, bu oymaklara bağlı birer oba gibidirler. Büyüklerimizin anlatımına göre ALĞASİ’ler  Atmalı’dır. Alğasi Oymağına bağlı Kıcan(Kıci), Lordin, Hasanbeg ve Haydarlı(Ğallıko’n) Obaları da gösteriyor ki, Alağasiler de Atmalıdır. Çünkü İslâhiye’nin Atmalı Köyünde Kıci Kabilesi vardır. Pazarcığa bağlı Lordin Köyünde Karahasanuşağından Bozdağlar(Atmalıların Reisleri) oturmaktadırlar. Yine Atmalı Köyünde yaşayan Hasankolar, Hasanbeglerle aynı olmalıdır. Alğasilerden sayılan Haydarlılar, zaten Atmalı’nın 12 oymağından birisinin adıdır.
-Atmalı’da İnanış:
Orta Asya’dan İran’a  “Şamanist” olarak gelen “Rişvan Atmalıları”, İran’da İslam ile tanıştıklarında, hemen kabullenmeleri zaman almıştır. Çünkü 10 bin yıllık eski Dini olan “Şamanizmi” bırakmaları çok zor olmuştur. İlk zamanlar Şamanizm ile İslam’ı birlikte yaşamak istemişler. Ancak Arap Âlimler buna izin vermemişler. Türk Âlimlerden Hacı Bektaş-ı Veli, “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, müjdeleyin, nefret ettirmeyin” Ayetinden hareketle, İslam’a aykırı olmayan “Şaman İnanışlarını” da İslam’la birlikte yaşayabileceklerini açıklayınca, bütün Şaman Türkmenler gibi, Atmalılar da akın akın bu Tarikata gönül vermişler. Mezar Taşlarının dikilmesi, Eşiklikte Atlamanın günah olması, Düğün ve Nişanlarda bir şeylerin içilerek(Şerbet gibi) kutlanması(İçki kansız kurbanlardandır), Şabalama adetleri, Baykuş ve Tavşan’ın uğursuz, Tilki ve Kurt’un uğurlu sayılması, halen aramızda yaşatmış olduğumuz Şamanizm’den kalma inanış ve adetlerdir.
“Ehli Beyt” sevgisini aşılayan Hacı Bektaş-ı Veli’nin, şehirdeki mensuplarına Bektaşi, köydeki mensuplarına Alevi denildi. Bu arada, Hz. Muhammed’in torunlarından İmam-ı Caferi’nin mezhebine tabi oldular. Tarikat ve Tasavvufta Bektaşi, Mezhep’te Caferi olan Atmalılara, Anadolu’da Alevi denildi. Daha sonraları Arap ülkelerine yakın oturan oymaklarda Sünnileşme başladı. Aslında “Sünnilik” diye bir Mezhep veya Tarikat yoktur. Peygamberin sünnetine uyan “Hanefi Mezhebine” gönül verdiler. Hanefilerin de çocuklarının adı Ali, Hasan ve Hüseyin’dir. Onlar da da “Ehli Beyt” sevgisi vardır.
Alevilik, Türk karakterli Tarikatlardandır. Arap karakterli Tarikatların Zikirlerinde Arap Makamları ve Def hâkimdir. Türk Karakterli Tarikatlarda Saz ve Sema, yani Türk makamları hâkimdir. Bu nedenle Aleviliğe, İslam Dairesi içerisinde kalmak kaydı ile, İslam ve Şamanizm’in ortak yorumlanmış şeklidir diyebiliriz. Şamanizm’e inanan Din Adamlarına Kam, Şaman, Şama, Sama denilmektedir. Bu “Şama” ismi, Anadolu’daki Aleviler arasında SAMAH, SEMAH, Mevleviler arsında ise SEMA, Zikir adı olarak yer aldı. Orta Asya’daki Şaman Ayinlerini yöneten Din Adamlarının görevini, Anadolu’da İslam olan Aleviler arasında DEDELER ve BABALAR üstlendi. Anadolu’nun neresinde “DEDE” veya “BABA” ile anılan türbe, ziyaret var ise, orası “Türkmen Alevi’sine” ait kutsal sayılan bir yerdir.
Atmalı’nın Altı Oymağı Alevi, Altı Oymağı Sünni’dir demiştik. Alevi Oymaklar: 1-Tilkiler(Rıfiyon), 2-Ğallıkon(Haydarlı), 3-Turuşlu(Turuşiyon), 4-Ağcalar(Ağciyon), 5-Karalar(Karkon-Havesiler), 6- Kizirli(Kıziron).
Sünni Oymaklar: 1-Kabalar(Kavon), 2-Mağıkan(Mağıkon), 3-Zettıkon(Kızkapanlı), 4-Sadakalar(Sadakon), 5-Karahasanlar(Karahasanuşağı), 6-Ketüler(Kotiyon).
Bu saydığımız oymakların 12’sinin tamamının bir kısmında Sünni, bir kısmında Alevi bulmak mümkündür. Çünkü Atmalının tamamı bir Baba’dan gelme, tamamı akrabadır. Geçmişte kız alıp vermiş, akrabalığı yenilemişler. Mezhep ve Tarikat ise gönül ve İnanç işidir. İnsan Dinini, Mezhebini, Tarikatını seçme özgürlüğüne sahiptir, ancak soyunu seçme özgürlüğüne sahip değildir. Bu İnanış farkları Atmalı Aşiretinin ayrılığına sebep olmamalı, tam aksine bir kültür zenginliği olarak kabul edilmelidir. Çünkü Alevi de, Sünni de İslam Dairesi İçerisindedir. İkisi de Müslüman’dır. Hatta Alevi, “Ehli Beyt’e” sahip çıktığı için, daha çok Müslümanlığı sahiplenmelidir.
-Atmalıda Meşhur Simalar:
Atmalı Aşireti, Milletvekili, Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı çıkaran bir Aşirettir.
Bolu Beyi’nin baş belası KÖROĞLU’nu Güreşte yenen, onu suya, çamura tepen KİZİROĞLU MUSTAFA BEY’in KİZİRLİ oymağından olduğu rivayetleri vardır.
Antep Harbinde Şehit olan, Çete Komutanı Mulla Mehmet KARAYILAN’ın da Atmalı’nın Kabalar Oymağından olduğunu biliyoruz. Bir tek Kızı Selvi, Gölbaşı’nın Kösüklü Köyünde yaşamaktadır.
Pazarcık Belediye Başkanı Ali BOZDAĞ’ın İfadesine göre, Cumhurbaşkanlarından Turgut ÖZAL’ın Atmalı olduğunu öğreniyoruz. Yine Ali Bey’in ifadesine göre Osman BÖLÜKBAŞI’nın da Atmalı olduğunu öğreniyoruz. Yine Eski Milli Eğitim Bakanı Metin EMİROĞLU’nun Atmalı olduğunu biliyoruz. Eski CHP Milletvekili İbrahim HORTOĞLU’nun Atmalı’nın Karalar Oymağından olduğunu daha önce yazmıştık.
16.6.2006
-KIZKAPANLI (ZETTIKON)OYMAĞI:
Atmalı Aşiretinin 12 Oymağından birisi olan Kızkapanlılar, daha önceleri ZETTIKON diye anılmakta idiler. İran Horasanı Civarında yaşarken ZEYTİNCİLİKLE uğraştıkları tahmin edilmektedir. Bu nedenle ZEYTİN kökünden gelen ZETTIK adını almışlardır. Daha sonraları bu oymaktan bir genç, bir kız kaçırmış ve KIZKAPANLI  adı ile anılmaya başlanmışlar.
Kızkapanlı oldukça büyük bir Oymaktır. Türkiyenin bir çok yerinde bulunmaktadırlar. Kahramanmaraş/Pazarcık, Ağrı/Patnos, Sivas/Hafik, Edirne/Keşan’da birer Kızkapanlı köyleri vardır. XVI. Yüzyılda, Adana ile Karaman arasında Varsak Uruğuna bağlı oymaklar içinde KIZKAPANLAR DA vardır. Ve “Cemaat-i  Tabi-i Varsak” diye geçer.(1)
-Tarihçesi:
Biz bu araştırmamızda, sadece Kahramanmaraş/Pazarcıktaki  Atmalı olan KIZKAPANLILARLA  görüştük. Görüştüğümüz Kızkapanlılar, Sadaka ve Ketü  Oymaklarının kendilerine çok yakın olduklarını söylemektedirler. Aslında 12 oymağın tamamı akrabadır ve aynı zamanda kardeştir. 1936 Pazarcık doğumlu, şu anda Gaziantep’te ikamet eden Salman Yavuz ATMACA bu konuda; “Bu üç oymak, üç kardeşten türemiştir. Bu kardeşlerin birbirlerinden ayrılmalarıyla, bu üç oymak ortaya çıkmıştır. Kızkapanlı Oymağına adını veren kardeş, bir kız kaçırmıştır. Bu oymak da KIZKAPANLI adını almıştır. Sadaka oymağına adını veren kardeş, Sadaka topladığından, SADAKALAR adını almış, diğer kardeş de çok güldüğünden ve şakacılığı çok fazla olduğundan oymak KETÜ ismini almıştır.” Diyor.
Aslında Kaşgarlı Mahmut bu KETÜ  kelimesinin KÜT, KÖTÜRÜM kelimelerinden geldiğini yazmaktadır. Doğrusu da budur. Aslında Küt ve Kötürüm olan kardeşe KETÜ denilmiştir.
Kızkapanlılar, kendilerinin de Atmalı Aşireti ile beraber Ortaasya’dan Anadolu’ya göç ettiklerini ifade etmektedirler. Ketü ve Sadaka Oymakları ile birlikte Pazarcık yöresine yerleşmişler. Daha önceden  Kızkapanlı Oymağının uzun süre Atmalı Aşiretine Boy Beyliği yaptığını belirtmiştik. Kızkapanlılar’dan en son, KOSAYİ ATMEN, yani ATMALI KÖSE adındaki şahıs Atmalı Aşiretine bir  süre Boy Beyliği yapmıştır. Tahminen bundan 220 yıl önce Kızkapan Oymağının Reisi HAYDIKİ ŞAVE imiş. Bu şahıs, HAYDOLAR Obasına mensuptur. Cumhuriyetin ilanından sonra, ALİ GURURER Muhtarlık yapmıştır. Bu şahsın torunları bugün halen Muhtarlık yapmaktadırlar.
-Obaları:
Dç. Dr. Mehmet ERÖZ, Kızkapanlı Oymağının Sekiz Obası olduğunu söyler(1). Fakat biz yerinde yapmış olduğumuz araştırmalarda, oba sayısının 12 olduğunu görmüş olduk. Bu Obalar şunlardır:
Gözolar, Çopur, Haydolar, Gözlügöl, Arapmolla, Hacı Haydo, Ökkeşli, Körtesür, Tozolar, Hasaraş, Zorba ve  Kötüköy Obaları mevcuttur.
Türkiyenin muhtelif yerlerinde Kötüköy vardır. Kötü ve Çirkin isimleri, fena ruhlardan, ecelin pençesinden kurtarmak için konulurdu. Böylece Kötü kelimesi, şahsın, obanın, oymağın, köyün peşinde söylenince, o içtimai heyetlerde isim olurdu(1).
-Yaylak ve Kışlaklar:
Kızkapanlar, yaylak olarak Elbistan ile Gölbaşı arasındaki Nurhak Dağlarını kullanırlardı. Bu yaylaların tapularının da kendilerinde olduğunu ifade eden Kızkapanlar, tapuları Halep’ten aldıklarını belirtmektedirler. Bugün halen Nuhak, Tahtalı ve Sırıklı Yaylalarına giden Kızkapanlar vardır.

Kaynak:
1-Prf. Dr. Mehmet ERÖZ. Doğu Anadolu’nun Türklüğü-İstanbul.
2-Dr. Mahmut RİVANOĞLU. Saklanan Gerçek. c.2
3-Cevdet TÜRKAY, Osmanlı’da Aşiret. Oymak ve Cemaatler.
4-İbrahim Uçar, Mehmet Demir Atmalı. Atmalı Aşireti.

Mehmet Demir ATMALI – İbrahim UÇAR-GAZİANTEP
Gazeteci-Yazar               Tarih Öğretmeni
atmal?o?lu:
KARAHASANLILAR ATMALI’DIR

Dç.Dr. Mehmet ERÖZ’E göre; Atmalı Aşireti Rişvan(Raşu,Raşi) Uruğuna bağlı bir boydur. Atmalı Boyunu 12 oymağa ayırır. Bunların Altı oymağını Alevi, Altı oymağını Sünni olarak tasnif eder. 1-Tilkiler(Rıfiyon), 2-Kizirli(Kıziron), 3-Haydarlı(Ğallıkon), 4-Turuşlu(Turuşiyon), 5-Kabalar(Kavon), 6-Mağıkan(Mağıkon), 7-Ketüler(Ko’tiyon), 8-Sadakalar(Sadakon), 9-Kızkapan(Zettıkon), 10-Karalar(Karkon), 11-Ağcalar(O’ğcon), 12-Karahasanuşağı(Hasankon).(1) Atmalı Aşireti’nin tamamı Anadolu’ya (Şaman)Alevi olarak geldi, bazı oymaklar sonradan Sünnileşti.
Dr. Mahmut RİŞVANOĞLU  eserinde Atmalı Aşiretini Rişvan’a bağlarken, 12 oymak olduğunu ifade etmekte, bu oymaklar arasında Karahasanuşağı’nı da saymaktadır. Yine RİŞVANOĞLU, Prf. Faruk SÜMER’in eserini kaynak göstererek, Karahasanuşağı için şu bilgileri vermektedir; “Atmalı’lara bağlı olan bu oymak, daha çok Elbistan tarafında bulunmaktadır. “Beğdili(Beğ-Dili)(Bedilli/Badıllı” Oğuz Boyu’nun “Yeni-İl”(Suriye Rakka, Bozulus dolayları) kolunun oymakları içinde 38 vergi evli olarak “Karahasanlu” adında bir Türkmen Oymağı geçmektedir ki, bunlarla ilgisi vardır. Çünkü, bu oymağı 1698 senesinde Elbistan tarafına yerleşmiş olarak görmekteyiz ki, bu da gerçekten “Karahasanlılar” ile olan bağlantılarını doğrulamaktadır. Sünnidirler.”(2)(3) Atmalı Rişvan’a, Rişvan BEG-DİLİ(Badıllı)ne bağlı olduğuna göre, Karahasanlıların da BEG-DİLİ arasında bulunmaları, yaşamaları çok doğaldır.
Yine Atmalı Aşireti arasında yapmış olduğumuz araştırmalara göre, Aşiretin yaşlı ve bilirkişilerinden İslahiye Hortlar Köyünden Eski Milletvekili İbrahim HORTOĞLU, Atmalı Köyünden 100 yaşındaki Bektaş TOPAL,  Pazarcığa bağlı Tilkiler Oymağından Mustafa NAKIŞ, Gölbaşına bağlı Haydarlı Köyünden Ökkeş KORKMAZ, Pazarcığa bağlı Ağcalar Köyünden Şıho YANIK, Tilkililerden Tacım KARADAĞ, Turuşlu oymağından Mustafa TURUNÇ ve Mehmet ÜÇDERE, Mağıkanlı oymağından 108 yaşındaki Mısti KIRE’ye göre Atmalı 12 oymaktır ve Karahasanuşağı da bu 12 oymağın içinde olup Atmalı Aşiretine bağlıdır.(4)
Bektaş TOPAL’a göre İslahiye/Atmalı Köyündeki Karahasanlılar Doğanşehir’e bağlı Harapşehir Köyünden gelmişler. Elbistan’daki Karahasanlılar bunlara “Doğanlı Karahasanlar” demektedirler. B. Topal, İslahiye/Atmalıdaki Karahasanlıların, Doğanşehir’deki ve Elbistan’daki Karahasanlılarla akraba olduklarını da ifade etmektedir.
Türkiye’de Karahasan İsimli Yer Adları:
Diyarbakır Lice’ye bağlı Karahasan Mahallesi, Erzurum Aşkale’ye bağlı Karahasan Muhtarlığı, Giresun Tirebolu’ya bağlı Karahasan Muhtarlığı, Muş Malazgirt’e bağlı Karahasan Muhtarlığı, Bilecik Yarhisar’a ve Gölpazarı’na bağlı Karahasanlar adında iki  ayrı Muhtarlık, Çankırı Eskipazar’a bağlı Karahasanlar Muhtarlığı, Kocaeli Kandıra’ya bağlı Karahasanlar Muhtarlığı, Manisa Eşme’ye bağlı Karahasanlar Mahallesi, Giresun Bulancağ’a bağlı Karahasanlı  Mahallesi, Ankara Bala’ya bağlı Karahasanlı Muhtarlığı, Denizli’ye bağlı Karahasanlı Muhtarlığı, Adana Karaisalı’ya bağlı Karahasanlı Muhtarlığı, Eskişehir’e bağlı Karahasan Muhtarlığı, Kütahya’ya bağlı Karahasan Muhtarlığı, Ordu Fatsa ve Gölköy’e bağlı Karahasan adında iki ayrı Muhtarlık, Sivas Zara’ya bağlı Karahasan Muhtarlığı, Zonguldak Bartın ve Devrek’e bağlı Karahasan adında iki ayrı Muhtarlık, Kahramanmaraş Elbistan’a bağlı Karahasanuşağı köyleri.(5)
Malatya-Pazarcık bölgesinde yaşayan Atmalı Aşireti’nin Reisliğini, Kızkapanlı Oymağından “Kosayi Atmén”(Atmalı Köse) adında bir kişi yapıyormuş. Daha sonra Elbistan Karahasan Oymağına bağlı BOZDAĞLARdan sırası ile Karahasan Dedemiz, Torunu Mehmet(Kör Mamo) Ağa, oğlu İbrahim Ağa, oğlu Boz ağa, oğlu Asaf Ağa, oğlu Süleyman Ağa(Sılsıki Bozağa), oğlu Yakup Hamdi Bey(Paşa),oğlu Ahmet Bozdağ ve oğlu Ali Bozdağ Reislik yapmışlardır.
Pazarcıkta ikamet eden Bozdağlar Ailesi, aslında Elbistan Karahasanuşağından gelmişlerdir. Bundan 550 yıl önce, Maraş bölgesine hakim olan Dulkadıroğullarına karşı Osmanlı’yı destekleyen Atmalı Aşireti’nin Reisi KARAHASAN, bu savaşta iki kardeşini kayıp etmiştir. Yani Atmalı ve Karahasanların 550 yıldan bu yana Maraş ve Elbistan bölgesinde yaşadıklarını anlıyoruz. Daha sonra Atmalı Aşiretinden Karahasan’ın torunu Paşa Yakup Hamdi Bey, Kılıç Ali ile birlikte Pazarcık Kuvva-i Milliye’sini kurmuş, Cumhuriyet’in kuruluşunda Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yanında olmuştur. Kısacası Atmalı ve Karahasanuşağı hep Devletin yanında olmuş, bölücü hareketlere alet olmamıştır.
Daha sonraları Karahasan’ın torunlarından KÖR MAMO(BOZAĞA) BOZ ABA giydiği için kendisine BOZAĞA demişler. Daha sonraları BOZAĞA, BOZDAĞ olmuş ve Soyadı Kanunu çıkınca BOZDAĞ, Soy Adı olarak alınmıştır. Süleyman Ağa’nın oğlu Yakup Hamdi Bey, ATATÜRK’ün Kurmuş olduğu ilk Meclise Milletvekili olarak çağrılmış, kendisine Paşalık ünvanı verilmiş, sonraları Pazarcık Kaymakamlığı yapmıştır. Demokrat Partiden ikinci defa Milletvekili seçilmiş, Kaymakamlığı bırakmayıp, Meclise gitmeden istifa etmiştir. Oğlu Ahmet BOZDAĞ, yine DP’den iki dönem Milletvekili, üç dönem Pazarcık Belediye Başkanlığı yapmıştır. Ahmet Bey’in oğlu Ali BOZDAĞ, iki dönem Pazarcık Belediye Başkanlığı yapmıştır. Halen Atmalı Aşireti’nin Reisliği BOZDAĞLAR’dadır.(5)
Eğer Karahasan denen dedemiz Atmalı olmamış olsa idi, neden Atmalılar 550 yıl boyunca Karahasan ve torunlarını baş tacı edip Reisliğini kabul etsinler? Karahasanlılar Karakeçilidir dediğimiz vakit, Karahasanlıların 550 yıllık Atmalıya Reisliğini nereye koyacağız? Bu şeref vesikası tarihi görevi yok sayabilir miyiz? Atmalılar bu Reislikten rahatsız olmamışlar, Karahasanlılar da rahatsız olmamalı, tam tersine gurur duymalıdırlar.
Karakeçili Meslesi:
Gelelim Karahasanuşağı’nın Karakeçli’ye bağlı olması meselesine. Biz bir konuda anlaşalım isterseniz.  Kaynağa ve belgeye dayalı, bilimsel araştırmaları esas alacağımız konusunda hemfikir olalım. Ben Karahasanuşağı’nın Karakeçiliye bağlı gösterilmesinden hiç rahatsız olmam ve olmadım da. Daha önceki yazılarımda “Karahasanuşağı adının Türkçe olmasından da anlaşılacağı gibi, Türk ve Türkmendir” demiştim. Bazı arkadaşlar bundan rahatsız olmuşlardı. “Biz Kürt’üz, sen bizi Türkmen olarak gösteremezsin” demişlerdi malum kişiler…
Karakeçili, Ertuğrul Gazi’nin ve Osman Gazi’nin Aşiretidir. Yani Osmanlıyı kuran aşirettir. Karakeçili olanların, Osman Gazi’ye akraba olmaları vesilesi ile övünme hakları da vardır. Oğuz’un 24 boyundan biri olan KAYI Boyuna bağlıdır. Bilecik Söğütteki Karakeçililer Türkçe, Siverek’teki Karakeçililer Türkçe ve Kürtçe(Kurtça) konuşurlar. Her ikisi de amca oğlu ve Türkmen  olduklarını kabul etmektedirler. Aralarında Kürt-Türk ayrımı yoktur.
Ben her yıl Siverek’teki Karakeçili Şölenlerine katılır, kürsüde konuşmalar yaparım. Deliller getirerek Karakeçililerin Türk ve Türkmen olduklarını vurgularım. Bu nedenle Karakeçililerin kaç kola ayrıldıklarını da bilirim. Yine M. ERÖZ’e başvurarak Karakeçilinin kaç kola ayrıldıklarını görelim. Öncelikle Siverek Karakeçilileri dört ana kola ayrılırlar. Bunlar da ayrıca kendi aralarında obalara ayrılırlar:
1-ŞIĞAN: Haçan, Musıkan, Kubatan, Şıhimam, Kotan, Davaran, Şığkan, Binkasım.
2-CERABAN: Rezan, Andari, Dupışık, Torun, Hacığalli, Şahkulu, Berejek, Gökçe.
3-BALEKAN: Ğıdraşk, Musıkan, Kadıyan, Aliçepik, Çaput.
4-AMİNAN: Meluyan, Dodan, Musıkan, Ubik, Habkan, Bilisök, Rutik.
M. ERÖZ’ün yukarıdaki tasnifine bakarsak; Karahasanlı adında bir boya veya oymağa rastlamamaktayız. Bu isimlere Karahasanlılar arasında şahıs adı olarak da rastlayamıyoruz.
Evet, Urfa Bozova’ya bağlı 27 tane ATMAN Aşiretine bağlı köy vardır. Biz onlarla tanıştık. Urfa’nın merkezinde ATMAN KÖYLERİ DAYANIŞMA DERNEĞİNİ kurmuşlar. Başkanı Aziz BABACAN’dır. Onlar da bizimle tanışıncaya kadar diğer ATMALI akrabalarından haberdar değillerdi. Onlar da Siverek Karakeçilileri ile komşu olmalarına rağmen, tam tersine Bézıki’ye bağlı olduklarını zannediyorlardı. Bağlı olmak iki türlü karşımıza çıkmaktadır; siyasi bağlılık ve kan bağı şeklinde görülmektedir. Yanlarındaki güçlü bir aşirete siyasi olarak bağlanmak insanların işini kolaylaştırdığı için, bizim Elbistan Karahasanlıları da bir dönem Karakeçiliye siyasi olarak bağlı olmuş olabilirler. Ancak ATMALI ile kan bağları vardır. Yahu 550 yıllık kan bağı da mı yetmiyor bize? Karahasanlılar’dan kaç kişinin hanımı veya annesi Karakeçilidir, hiç araştırdık mı? Ama Karahasanlıların çoğunluğunun annesi, ninesi, eşi Atmalı’nın oymaklarından ya Sadakadır, Ağcadır, Kızkapandır, Turuşludur, Kizirlidir, Karalardandır.
Gelelim Atmalı Karahasanlısına. Atmalı Rişvan Aşiretine bağlıdır. Rişvan Aşireti de Urfa’daki Badıllı Aşiretine bağlıdır. Badıllı, Gaziantep’in Nizip ve Kargamış ilçelerini kapsayan Barak Ovasında yaşayan BEY-DİLİ boyunun ta kendisidir. Kürtçe(Kurtça) telaffuzu BADILLI olmuştur. İki kelime de aynı BEYDİLİ kökünden gelmektedir. Beydili de yine Oğuzların 24 boyundan biri olup, Kayı Boyuna, dolayısı ile Karakeçiliye akrabadır. Yani Atmalı veya Karahasanlı, Karakeçili’ye de bağlı olsa, Rişvan’a da bağlı olsa, Oğuz Türkmen’i olarak karşımıza çıkmaktadır.
Asıl meselemiz bu değildir. Asıl mesele Elbistan Karahasanuşağının kendini Karakeçili olarak bilmesi meselesidir. Bu konuda kanıt yoktur. 30 yıllık araştırmamda kaynaklarda rastlamadım. Yukarıda gösterilen tasnifte de Karahasanlı adına rastlanamamıştır. Kaynak gösterilirse, sözümü geri alır, özür de dilerim. Aşağıda web adresini verdiğim ve kime ait olduğu belirtilmeyen bir yazıda, “Karahasanlıların Tarihi” anlatılmak istenmiş ama çelişkilerle dolu bir yazı olmuş. Moğolların Karakeçililerden kadın istemeleri ve Karakeçililerin Moğollara içki içirerek sarhoş etmeleri sonucu, tamamını öldürmeleri hikayesine benzer bir hikaye aslında Atmalıların başından geçmiştir. Bu hikaye bile Karahasanlıların Atmalı olduklarının ispatlanması açısından yeterlidir.(6) Yazar Karahasan’ın Karakeçili olduğunu anlatırken, Alevi olduklarını da ifade etmektedir. Ayrıca Şah İsmail taraftarı olduklarını da söylemektedir. Sonra Karahasan’ın Yavuz Sultan Selime “Alevi olmadıklarını” söyleyerek, biat ettiğini ve bu günden sonra Karahasan’ın Alevi Aşiretlere ters düştüğünü yazmaktadır.(7)
Karahasan’ın, hatta Atmalı’nın tamamının önceleri Alevi oldukları doğrudur. Karahasan Alevilere karşı olsaydı, bugün Atmalı’nın altı oymağı Alevi olarak kalmazdı, onlar da Sünnileşirlerdi. Ancak, Karakeçililer hiçbir zaman Alevi olmadılar. Çünkü Yavuz, Ertuğrul Gazi’nin torunlarındandır ve Ertuğrul Gazi de Kayı Boyuna bağlı Karakeçili Aşiretindendir. Osmanlı da hep Sünni olmuştur. Atmalı ve Karahasanlı önceleri Şah İsmail’e bağlı idi. Siyaset değiştirerek Yavuz’u destekleyince, Atmalıda Sünnileşme de başladı. Buradaki çelişki şudur; Karahasan Alevi idiyse, Karakeçili değildir. İlk başlarda Alevi olduğu kesin olduğuna göre, Karahasanlı’nın Karakeçili olma ihtimali de ortadan kalkmaktadır.
Araştırmacı ayrıca Sadakaları Hıristiyan olarak göstermektedir. Halbuki Sadakalar, Atmalı’nın 12 oymağından biridir. Müslüman Alevi iken, şu anda Sünni oymaklar arasında sayılmaktadırlar. Hiçbir zaman Hıristiyan olmadılar.
Karahasanlı akrabalarımdan birkaç kişi lütfen Siverek’in Karakeçili kasabasına gitsinler ve onlarla Kürtçe konuşmaya çalışsınlar. Karakeçililerden kaç tane akrabaları vardır, araştırsınlar. Eminim ki Atmalı’dan binlerce akrabaları çıkacaktır, fakat Karakeçili’den bir tane akrabaları dahi çıkmayacaktır. Bir çok kelimenin, yani şivenin farklı olduğunu göreceklerdir. Biz “çırga” deriz, onlar “çovoni veya çınga” veya “çarrayi” derler. Biz “varga” deriz, onlar “vannga” derler. Biz “darav” deriz, onlar “vır” derler. Biz “kurrık” deriz, onlar “gora” derler. Biz “zorrı” deriz” onlar “kurık” derler. Biz pekmeze “mot” deriz, onlar “dımız” derler. Daha birçok örnek verebiliriz.
Ama Karahasanlılar, Atmalı Aşireti ile Kürtçe konuşsunlar, tıpatıp şivelerinin aynı, kelimelerin aynı olduğunu görürler. Şahısların fiziki yapılarının ve fonetiği(ses tonu)nin aynı olduğunu dahi göreceklerdir. Rişvan ile de aynı uyumu gösterirler. Benim üzüldüğüm taraf şudur; İslahiye’den tutalım, Malatya’ya, Doğanşehir Karahasanlısına  kadar, yaşlı herkes Karahasanuşağı’nın Atmalı’ya bağlı olduğunu bilir, tereddüt etmez ve tartışmazlar dahi. Biz de Doğanşehir’in Harapşehir Köyünden, İslahiye’nin Atmalı Köyüne göç etmişiz. Bizim Elbistan’daki Karahasanlı akrabalarımızın yaşlıları sanki hiçbir şey söylememiş, sanki Malatya ve Pazarcık’taki akrabaları ile hiç irtibat kurmamışlar. İlle de Karakeçili’ye bağlı olduklarını ısrar etmektedirler.
Karakeçiliye bağlı olmak, olmamak çok da önemli değil, ama kültür, şive farklılığı vardır. Gerçek Atmalı akrabalarını, hatta amca oğullarını tanıyamamak vardır işin içinde. En azından 550 yıllık ortak tarihin inkar edilmemesi gerekir. Bizi üzen de budur. Lütfen yaşlı büyükleriniz(90-100 yaşında) var ise, onlara danışın, inşallah dediğimiz doğru çıkacaktır. Veya bizimle tanıştırın, onlara soracağımız sorularla işi aydınlatacağımıza inanıyoruz.
Elbistan’dan Pazarcık’a kadar olan Atmalı Aşiretine Reislik yapan Karahasan Dedemizin torunları olan Bozdağlar’la(Ali Bozdağ), akrabalarınızla lütfen gidip tanışın ve onlara sorun. Malatya Atmalılar Derneği ile görüşün lütfen. Onlar da Karahasanuşağı’nın, Atmalı’nın 12 oğlundan biri olduğunda hemfikirler. Aksi halde 12’li (ve 24’lü) teşkilat 11’e düşmekte ve Atmalı, Türk Ordulaşma sistemini tamamlayamamış olmaktadır.
Malatya’daki Atmalılar Derneği Başkanı Mehmet Ali Hocam’a bu durumu anlattım. O da çok yadırgadı. Onlar da Karahasanuşağının Atmalı olduğunu biliyorlar ve onaylıyorlar. 29.08.2008. Gaziantep Atmalı Köyü. Mehmet Demir ATMALI-
KAYNAK:
(1)   Dç. Dr. Mehmet ERÖZ. “Doğu Anadolu’nun Türklüğü”, 1. Baskı, İstanbul 1978, s.53
(2)   Dr. Mahmut RİŞVANOĞLU. “Saklanan Gerçek”, 1. cilt, 2. Baskı, 1995, s.503-508
(3)   Prf. Dr. Faruk SÜMER “Oğuzlar”, s. 300
(4)   İbrahim UÇAR, Mehmet Demir ATMALI. “Tarih Kültür ve Folklorü ile Atmalı Aşireti” Fırat Üniversitesi Mezuniyet Tezi.1989 Elazığ. s.10-15
(5)   İbrahim UÇAR, Mehmet Demir ATMALI. “Tarih Kültür ve Folklorü ile Atmalı Aşireti” Fırat Üniversitesi Mezuniyet Tezi.1989 Elazığ. s.27
(6)  İbrahim UÇAR, Mehmet Demir ATMALI. “Tarih Kültür ve Folklorü ile Atmalı Aşireti” Fırat    Üniversitesi Mezuniyet Tezi.1989 Elazığ.                                                                                                                                                                                                 (7)http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Karahasanu % C5%9Fa%C4%9F%C4% B1,_ Elbistan&action=edit&section=1

Atmalı:
Emeğine sağlık atmalıoğlu

Geçekten araştırma sonucu yazılmış bir yazı, bu değerl yazını okumak çok hoştu.

Yazdığın yazıda özellikle  Antep-maraş yöresi atmalıların tarihini algıladım. Bu arada müsadenle bir düzeltme yapayım. Malatya Atmalılar Derneği başkanı ismi Mehmet Ali BAŞIBÜYÜK tür.
Atmalı:
Emeğine sağlık can

bazı bölümleri malatya atmalılara uymamakla birlikte, maraş ve antep yöresi atmalıların tarihçesi olaması açısında oldukça önemsenmesi gereken bir yazı.

Bazı bölümleriyle ilgili olarak ta eleştirilerimi uygun bir zamanda yazacam.

tekrar emeğine sağlık